Türk Budizmi nedir? Uygurların Budist olma süreci

24 Ocak 2019

Mavililer paylaştı
Abone Ol

Buda, M.Ö.567 yılında Nepal’de doğmuştur ve asıl adı Siddharta Gautama'dır. Babası Shakya kabilesinin kralıdır. Gençliğinde aşırı sessiz ve düşünceli olan Buda, 29 yaşında evini terk eder. Bunun sebebi acının sırrı ve tedavisini bulmaktır. 7 yıl dolaşmanın ardından Badha Gaya adlı yerde aydınlanmaya ulaşır. Bu olarak anılmasının sebebi de bu kelimenin "gerçeğe ulaşan" anlamına gelmesidir.

Buda’nı öğretisi acı ve kötümserlik ile başlar. Bu kötümserliğin ortadan kaldırılması ile son bulur. Hayatın amacı nirvana'ya ulaşarak bu acının ortadan kaldırılmasıdır. Buda’nın düşüncesi kesin prensiplere dayanmaz ancak “Noble Truths” adlı dört kutsal gerçeğe ve sekiz dilimli yola dayanır. Dört gerçek sırayla; hayat ızdıraptır, ızdırabın bir sebebi vardır, ızdırabın ortadan kaldırılması mümkündür ve ızdırabın ortadan kaldırılma yolu mevcuttur şeklindedir. Sekiz dilimli yolda sırayla; doğru görüş, doğru niyet, doğru söz, doğru davranış, doğru geçim, doğru çaba, doğru düşünce ve son olarak doğru konsantrasyon’dur. Buda bu sekiz dilimli yolu “orta yol” olarak ifade etmiştir. Ona göre aydınlanma yaşamasına sebep olan bu yoldur ve kendisini takip edenlerinde bu aydınlanmayı yaşayacağını söylemiştir. Ayrıca Buda, yaşadığı dönemde var olan aşırı çileci veya hazcı ahlak ilkelerine, ezeli-ebedi dünya görüşlere ve mevcut durumdaki kast sistemine tepki göstermiştir.

Kendi kendinizin ışığı olunuz, kendi kendinizin sığınağı olunuz, kendinizi harici sığınağa götürmeyiniz. Bir ışık olarak gerçeğe çabukça sarılınız, gerçeğin sığınağı olarak çabukça sarılınız ve kendi kurtuluşunuzu kendiniz gerçekleştirirsiniz. - Buda'nın öğrencilerine son sözü

Türkler Budizmi Burkancılık yani Burkan dini, bu dinin temelini oluşturan Gautama Buda’yı ise Burkan olarak isimlendirmiştir. Budizm inancının izlerine Hun ve Göktürk devirlerinde rastlamak mümkündür ancak kesin olarak bu dini benimseyen ilk Türk devleti Uygurlar’dır. Uygurlar bu din ile VII. yüzyılda tanışmıştır ama Uygurlar’dan önce, Göktürk kağanlarının ilişkisine bakmamız gerekir. Göktürk Kağanlığının kurucusu Bumin Kağan’ın ikinci oğlu Muhan, Buda tapınağına ait bir yazıtta Budist olarak kayda geçmiştir. Ancak bunun doğruluğunu kanıtlamak mümkün değildir. Mukan’dan sonra Göktürk’lerin yönetimine To-po Kağan geçmiştir. To-po zamanında Budizm ile olan ilişkiler daha çok artmıştır. Ts’i hanedanı Göktürklere bir keşiş gönderir. Hui-lin adlı keşiş To-po’nun yanına gelerek Budacılığı kabul etmesini söyler. Hui-lin’in bu girişimi sonuçsuz kalır. Ancak buna rağmen To-po Kağan, Ts'i hükümdarına hediye göndererek Budizme ait birkaç metin göndermesini ister. Sonuç olarak Nirvana-sutra Türkçe’ye çevrilerek To-po’ya gönderilir.



Her dinde olduğu gibi Budizmin kendi içinde de farklı mezhepler mevcuttur. Budizmin en büyük iki mezhebi Hinayana ve Mahayana’dır. Hinayana mezhebinde Buda ilahi bir güç, bir tanrı olarak kabul edilir. Ancak tek tanrı olarak kabul edilmez. Sayısız tanrıları mevcuttur. Bu karşında Mahayana mezhebinde tanrı kavramı mevcut değildir. Japon tarihçi Liao Ti, Uygurların büyük bir bölümünün Mahayana mezhebine mensup olduğunu belirtir. Uygur devlet dininin Maniheizm olması ve ülke ileri gelenlerinin de Maniheizmden taraf olmaları sebebiyle Budizm etkisini yitirmeye başlar. Uygurlar için Budizmin tamamen yok olmama sebebi Kırgızlar tarafından bozguna uğratılmalarıdır. 840 yılında Kırgızlar tarafından devlet ortadan kaldırılınca nüfusun bir kısmı Çin’in Hoça bölgesine göçer ve bölgenin neredeyse tamamı Budist olduğu için bu dine yeniden adapte olurlar. Sonuç olarak Uygurlar XVI. yüzyılda bölgenin İslamlaşmasına kadar Budist olarak yaşamlarına devam etmiştir. Yaptıkları çevirilerle önemli bir Budist edebiyatı meydana getiren Uygurlar, bu çevirileri yeni kelimeler üreterek, karşılığı olmayan soyut kavramlara karşılık bularak özen içinde gerçekleştirmiştir.

- Abdulkadir Öcal, Eylül 2018 (benabdulkadirocal@gmail.com)



Yararlanılan kaynaklar
  • Walter Ruben, Eski Metinlere Göre Budizm (Budacılığın Diyalektik Yorumu), 3. Baskı, Okyanus Yayıncılık, İstanbul 2000, s. 13-14
  • Nur Ahmet Kurban, “Uygur Türkleri̇ni̇n Di̇nî Kültürü Ve İslâm Medeni̇yeti̇’ne Katkilari”, The Journal Of Academic Social Science Studies, 63, 2017, https://www.jasstudies.com/DergiTamDetay.aspx?ID=7412 (27.09.2018), s. 269
  • A.Ranjan MOHAPATRA, Budizm, Çeviren: Yrd.Doç.Dr. Hidayet ISIK
  • Karataş, H . (2013). Sakyamuni Buda'nın Tarihsel Kişiliği Ve Öğretisinin Yeni Bir Din Haline Geliş Süreci. Dini Araştırmalar, 16 (42 (17-06-2013)), 129-142. Retrieved from http://dergipark.gov.tr/da/issue/4479/61741, s.133
    Öne Çıkanlar
    © all rights reserved
    made with by templateszoo